Skip to main content

Hazar Denizi’nin Bakü açıklarında bulunan Nargin Adası Birinci Dünya Savaşı sırasında Ruslar tarafından esir kampı olarak kullanılıştı. Ruslar, Doğu Anadolu’da işgal ettikleri Kars, Erzurum, Ardahan gibi bölgelerden ellerine geçirdikleri esirleri, asker sivil ayrımı yapmaksızın, bu adada yıllarca sürecek zorlu bir esaret hayatına maruz bırakmışlardı.

Olaylar ilk olarak 1915 yılının ilk günlerinde başlar, Nargin Adası’na götürülen Türklerin esaret hikayesi. Trajik Sarıkamış harekâtı sonrası esir düşen Türk askerlerinin bir bölümü Hazar Denizi’nin Bakü açıklarında bulunan bu küçük adadaki kampa yerleştirilir. Ardından yeni savaşlar, yeni tutsaklıklar ve Nargin benzeri Rus Çarlığı içine serpiştirilmiş kamplarda başlayan yeni esaret hayatları. Bu durum savaşın sonuna kadar böyle sürer gider. Ruslar işgal ettikleri yerlerde yalnızca askerleri tutsak etmekle yetinmezler. Pek çok sivili de esir olarak götürürler yanlarında… Bu sebeple Nargin esirleri yalnızca askerlerden ibaret değildir. Doğu Anadolu’nun Rus işgaline maruz kalmış Kars, Erzurum, Ardahan gibi bölgelerinden içlerinde yaşı 80’i geçmiş insanlar, 2 yaşından 15 yaşına kadar çocukların da bulunduğu pek çok sivil de vardır. Kısa zamanda sayılari on bine ulaşan bu insanlar, Nargin’de yıllarca sürecek zorlu bir esaret hayatına maruz kalacaklardır.

Bir gün bizim de belki ebedi mekanımız olması pek de ihtimalden uzak olmayan kuzey tarafı ucuna bir gezinti yapmaya gittik. Orada yegâne açık bulunan bir çukura yaklaştık, çukur henüz yarı yarıya doluydu çukurun içine atılmış ölülerin, üzerlerine, kalın bir tabaka kireç serpildiği için ölüleri saymak mümkün değildi. Buradan koğuşa geçince bizden kıdemli olan erlerden çukurların ellişer kişilik olarak kazıldıklarını her gün ölenlerin sırasıyla balık istifi koya koya 50 kişi tam olduğu tekmil haberi verilince çukur kapatılarak diğer bir çukurun hemen orada kazıldıgını söylediler.

Ölümün kor gezdigi, acinin bitmek tükenmek bilmedigi kurakligin ve susuzlugun karanlik mazisidir NARGiN.

Leave a Reply